More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Serhan KanlıcalıoğluPhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

Serhan Kanlıcalıoğlu

View spaceSend a message
Occupation:
Age:
Location:
Interests:
21 Şubat 1982'de Bolu da doğdum. Üniversite öğrenimimi Sakarya Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünde tamamladım. AİBÜ Süreyya Astarcı MYO'da Türk Dili I ve II derslerinininin okutmanlığını yaptım. Şu an Bolu Uğur Dershanesinde mesleğimi sürdürmekteyim

Serhan Kanlıcalıoğlu

"Nereye gideceğini bilmeyen bir gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez." (Montaigne)
12/4/2006

Paylaşımlar

Bülent Ortaçgil & Fikret Kızılok

 Çekirdek Sanatevi kayıtları

80'li yıllarda bir Fikret Kızılok projesi olarak kurulan Çekirdek Sanatevi Bülent Ortaçgil'in de katılımıyla çalışmalarına devam etti. Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok, Ezginin Günlüğü, Erkan Oğur, Yeni Türkü, Grup Gündoğarken, Janet Jak Esim vb kişi ve grupların dinletilerinin yapıldığı Çekirdek Sanatevinde müzikseverler küçük bir ücret karşılığı dinletilerin kayıtlarını da alabiliyorlardı. Çekirdek sanatevi ticari ve kişisel anlaşmazlıklar nedeniyle 80'li yılların sonuna doğru kapandı ama kayıtları hala elden ele dolaşmaktadır. 

1. Biz Şarkılarımızı  --> (Fikret Kızılok & Bülent Ortaçgil)
2. Deniz Kokusu -->  (Bülent Ortaçgil)
3. Düşler (Fikret Kızılok)
4. Mum --> (Bülent Ortaçgil)
5. Egoist -Kumsal- --> (Fikret Kızılok)
6. Nereye Sokağı -->(Fikret Kızılok & Bülent Ortaçgil)
7. Balıkçı Mehmet -Katerina- --> (Fikret Kızılok)
8. Memurun Şarkısı -->(Fikret Kızılok & Bülent Ortaçgil)
9. Ama Babacığım --> ( Fikret Kızılok ve oğlu)

İndirmek için tıkla!

  

             



 

Mavi Kuş'a ...

Sokaklar bile sokaklara kesişir, gölgeler ki güneşe bağlı, biz ikimiz de öyleyiz ama bilmeyiz  

Mavi kuş her daim sarhoş
Biraz da bize kızmış,         
Onun için hiç yüz vermiyor
Oysa güzel şarkıları vardıImage Hosted by ImageShack.us
Yıldızlara ve denizlere
Ama söylemiyor ki bizlere, susuyor
Suç işlemiş eller gibi
Perondaki boş trenler gibi
Ucu görülmeyen tüneller gibi
Gel hiç üzülme
Salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş
 
 

Saksağanın şakası sandılar Muhabbet kuşları ve papağanlar Belki de arkadaşındırlar Kargalar gibi karaladılar Image Hosted by ImageShack.usKırlangıçlar ve serçeler Bize biraz yalan söylediler Çok saftık Zararsız küçük yalanlar gibi Yağmurdan kaçanlar gibi Bütün vapurları kaçıranlar gibi Gel hiç üzülme Salına salına uç Ben gelemem ama sen git biraz dolaş

Mavi kuş sanki bir düş
Kaşla göz arasında
Geceyle gündüz ortasında
Sokaklar bile sokaklara kesişir
Gölgeler ki güneşe bağlı
Biz ikimiz de öyleyiz ama bilmeyiz
Ağıramamış aydınlıklar gibi
Kireç tutmuş çaydanlıklar gibi
Hiç sevişmemiş insancıklar gibi
Gel hiç üzülme
Salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş

DİLDE YABANCILAŞMA VE EKİNSEL KİRLENMEDEN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

 

Türkçe tarih boyunca çeşitli dillerin etkisinde kalmıştır. Bu dillerin başlıcaları Arapça ve Farsça ve Fransızca’dır. Divan yazını döneminde Arap-Fars ekini etkisinde kalmış olan dilimiz Tanzimat yazını döneminde sadeleşme eğilimi gösterse de bu eğilim sonuçsuz kalmıştır. Servet-i Fünun yazını döneminde ise dilde sadeleşmede bir geri adım daha atılmış, Fransız düşünce ve düşlemleri Arapça-Farsça tamlamalarla dilimize girmiştir. Servet-i Fünun’cular önceleri kusursuz işlenmiş bir dil olarak niteledikleri Osmanlıca’yı aradan zaman geçince garipsemişler, eserlerinde sadeleştirme yapma zorunluluğu sezinlemişlerdir. Halit Ziya Uşaklıgil aradan 25 yıl geçince romanlarını sadeleştirmiştir. (bkz. Kenan Akyüz -Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri) Bu süreç günümüze kadar bu şekilde gelmiş, günümüzde ise baskın ekin olan Amerikan ekini etkisinde kalan ekinimiz ve buna bağlı olarak dilimiz, İngilizceleşme eğilimi içerisine girmiştir. Bu tarihsel sürece bazı aydınlanamamış aydınlarımız(!) kendilerince katkıda bulunmuşlardır. Bu çalışmamda  Türkiye Türkçesinin içinde bulunduğu son durumu özetlemeye çalışacağım.

Bir kavram karmaşasına yol açmamak için çalışmamda kullanacağım bazı kavramların açıklamasını yapmanın uygun olacağı kanısındayım. “Dilde yabancılaşma” kavramında söylemek istediğim kökenbilimsel (etimolojik)  bakımdan Türkçe olmayan kelimelerin konuşma dilimizde ve yazınsal dilimizde kullanılmasıdır. “Anlatım bozuklukları” kavramına ise yazımın bir sonraki bölümde değineceğim.

Dilde yabancılaşma olgusunu ulusal kanallarımızda yapmış olduğum bir tarama ile tespit etmeye çalıştım. İşte 2 saatlik bir televizyon seyrinde karşılaşılan bulanık manzara:

“Show yapmak”………….ATV……………..Akademi Türkiye

“Atraksiyon yapmak”…….ATV……………..Akademi Türkiye

“Sen Türkiye’nin starısın”…….ATV………...Akademi Türkiye

“Negatif bir karakter olmak……ATV………..Dişi Kuş (dizi)

“Dünya starı olmak…………ATV……………Akademi Türkiye

“ Bye”……………………..ATV……………..Avrupa Yakası

“Trend”……………………NTV……………..Life Style Moda

“Backraund’u incelemek”…ATV……………..Avrupa Yakası

“Benimki double olsun…….ATV……………..Avrupa Yakası

“Deşarj olmak”…………….ATV……………..Avrupa Yakası

“Kombine etmek”………….ATV……………..Ana haber

“Fair play ödülü”………….ATV……………...Spor haberleri

“E-mail”………………….NTV……………….Ana haber bülteni

“Farklı modda düşünmek….NTV……………...NTV’ ye Sorun

“Mantalitenin değişmesi……NTV…………….Yakın Plan

“İnisiyatifine bırakmak”……NTV……………..NTV’ye Sorun

“Projeleri uygulamak………NTV…………….. NTV’ye Sorun

“Aktif uygulanma”…………NTV……………. NTV’ye Sorun

“Stratejik önem”……………NTV……………. Ana haber bülteni

“Dinamizm”………………..NTV……………..Life Style Moda

“Konsept”………………….NTV……………... Life Style Moda

“Kontrast”………………….NTV……………… Life Style Moda

“Aksesuar”…………………NTV……………… Life Style Moda

Dilde yabancılaşmaya odaklanmış olduğum için incelemeye ekinsel kirlenmede başı çeken yarışma izlencelerinden başladım. Haber izlenceleri ve “seviyeli” olarak bilinen kanallara geçmem de sonucu değiştirmedi ve yukarıdaki örneklerde görmüş olduğunuz Türkçe açısından oldukça karanlık olan bu  tablo karşımıza çıktı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’ün dil alanındaki devrimleri ve Türk Dil Kurumu sayesinde dildeki yabancılaşmanın önüne geçilmiş, Türk milleti dilini yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmayı başarmıştır. Fakat günümüzde sorun katlanarak büyümüş, içinde bulunduğumuz küreselleşme süreci ve buna bağlı olarak İngilizce’nin engellenemez yayılımı korkutucu boyutlara ulaşmıştır. Dildeki yabancılaşmanın belgesi olarak T.D.K.’nın 1998 yılı sözlüğündeki kelimelerin köken olarak sayısal dökümünü vermek istiyorum: 

 

Uygulayımbilimi (teknoloji) üretmeyen tüketici bir toplum olmamızın sonucu olarak dilimizdeki yabancılaşma çağdaş ulusların dillerindekinden kat kat fazladır. Her ulus ekinsel etkileşim süreci içerisinde birbirlerinin dillerinden sözcükler alır. Ancak bu etkileşim bir dilin varlığını tehdit edici boyutlara ulaşmamalıdır.

Anlatım bozukluklarında yeni bir boyut:

Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak amacıyla kurulur. Cümlenin ifade ettiği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olması gerekir. Bu özellikleri göstermeyen cümleler anlatım bakımından bozuktur. Anlatım bozuklukları: Yapıya dayalı bozukluklar ve anlama dayalı bozukluklar olarak ikiye ayrılır.

Son dönemde anlatım bozukluklarını, alanında ayrı bir başlık altında inceleyebileceğimiz, ekinsel kirlenmeye bağlı yeni bir anlatım bozukluğu biçimi ortaya çıkmış bulunmaktadır. Örneklerle inceleyelim:

“Oha falan olmak”………….ATV……………..Avrupa Yakası (Dizi)

“Manyak şeyler”…………….ATV…………….Avrupa Yakası

“Elektrik almak”…………….ATV……………..Avrupa Yakası

“Negatif elektrik almak”…….ATV……………..Avrupa Yakası

“Korkunç güzel”…………….ATV……………..Avrupa Yakası

“Çılgın renkler”……………..ATV………………Ana haber bülteni

“Maçı koparan adam”…….....TRT1……………..Maç yayını

“Acayip beğenmek”…………ATV……………...Akademi Türkiye

“Acayip puan yapmak”……..ATV………………Akademi Türkiye

                     

              Dilde yabancılaşmaya karşı şu çözüm önerilerini sunmaktayım:

 Yabancı dille eğitim verilen eğitim kumlarının derhal Türkçe eğitim diline dönmeleri gerekir. Türkçe eğitim dili anayasamızda da desteklenmektedir.

•          Kitle iletişim araçlarının dil bakımından denetlenmesi için RTÜK bünyesinde “Türkçe dil denetim kurulu” kurulmalı ve bu kurul yasal yönden desteklenmelidir.

•          Bilinçlendirme çalışmalarına Türkçe öğretmenlerinden başlayarak öğretmen yetiştiren okullarda ders içeriğine “dilde yabancılaşma” konusu konulmalı ve bununla savaşım yolları tartışılmalıdır.

•          Üniversite öğretim elemanları kendi içlerinde bir otokritiğe giderek yapılan yanlışları değerlendirmeli. Yanlışların altında hangi nedenlerin yattığı üzerine bir tartışım düzenlemelidirler.

•          Dilde yabancılaşma konulu söyleşiler düzenlenmeli halkın katılımı için yerel yönetimlerce yöntemler aranmalıdır.

•          Dilbilimciler çözüm önerilerini ortak bir oluşum içerisinde ulusal basını kullanarak duyurmalıdırlar.

•          Yazılı ve görsel basındaki dil yanlışlıkları dilbilimciler ve Türkçe öğretmenlerince takip edilmeli ve gerekli uyarılar yapılmalıdır.

                Sonuç olarak;

           Kökenbilimsel (etimolojik) olarak bütün yabancı sözcüklerin dilden atılması görüşünde değilim. Karşı olduğum nokta Türkçe de olan bir sözcüğün ısrarla yabancı kökenli karşılığının kullanılmasıdır. Örnek vermek gerekirse “belirsiz” sözcüğü yerine ısrarla “müphem” sözcüğünün kullanılmasının ya da “yıldız” sözcüğü yerine “star” sözcüğünün kullanılmasının Türkçe’ye bir yarar getirmeyeceği düşüncesindeyim. Bu tür kullanımların iyi niyetli olmadığı düşüncesindeyim. Amacım bazı yazarlar gibi dilde sadeleşme yoluyla soydaşlarımızla ekinsel bağlantı kurmak değil ; kendi içimizde nesilden nesile anlaşılırlıkta büyük farklılıkların doğmaması dileğimdir. Her 50 yılda kendini değiştiren bir dilin temeli şüphesiz sağlam kalmaz. Bugün bir Divan yazını eserini kaçımız anlıyor? Birkaç öğretim elemanından başka hiç kimse...İşte bütün bunları dikkate alarak bir dilbilimci titizliğiyle hareket etmeliyiz.

                                                Serhan Kanlıcalıoğlu - 2004


Ziyaretçi sayısı

Counter


Erkan Oğur - Perdesiz Gitarda Arayışlar (Çekirdek sanatevi kayıtları)

  • 1. Makamalarda Gezintiler
  • 2. Renkler Yer Zaman Değiştirme
  • 3. Bachianas Brasileiras No5 - Heitor Villa Lobos
  • 4. Goodbye Pork Pie Hot Blues- Charles Mingus
  • 5. İki Keklik Elazığ Yöresinden

 Bir Türkü Perdesiz Gitarda Arayışlar abümü yıllar önce Çekirdek Sanat Evinde ki Erkan Oğur müzik sergisinin kayıtıdır. Bandrollü olarak çoğaltılıp satışa sunulmamıştır. Kayıtların birer kopyası sadece dinletide bulunan kişilere verilmiştir. Çekirdek Sanat Evi yılları anısına.

Albümü indirmek için tıklayın



MURAT ÇELİK

4 Mart 1965te Bakırköyde dünyaya geldi düşlerimizin tutsak kahramanı... Müzikal anlamda 1993 yılında Düş Sokağı Sakinleri grubunu Murat Yılmazyıldırım ile birlikte kurarak profosyenellige adım attı.

"Futbolcu olacaktım, sakatlanınca istanbul Üniversitesi Fen Fakültesine girdim. Hocalarımın saçını kes ısrarına dayanamayıp müzisyen oldum... 1965ten beri yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı Düş Sokağı Sakinleriyle paylaşmaktayım

 

 Seyyah adlı şarkısının klibini izlemek için tıklayın


 

 

YENİ TÜRKÜ - Çekirdek sanatevi kayıtlarını indirmek için tıklayınız


 

 

EZGİNİN GÜNLÜĞÜ - Çekirdek sanatevi kayıtlarını indirmek için tıklayınız.

 

Image Hosted by ImageShack.us

Buraya tıklayarak bana e-posta gönderebilirsiniz.

******************************************************************************************************************************* 
Get your own Chat Box! Go Large!

 
View space
Erman Kanlıcalıoğlu
View space
*Turgay Tokay*

Image Hosted by ImageShack.us

Ziyaretçi defterim (Bu alana mesajlarınızı yazabilirsiniz )

  • 7/2/2008 1:40:50 PM
    selam kardes bızede yardım etsen nasıl oluyo space cognu yaptım ama buyuk olarak ortaya ısım yazamadım
  • 1/26/2008 5:04:56 AM
    biz bülent ortaçgil sevenler olarak..hadi 'oyuna devam'..
  • 1/24/2008 10:33:02 PM
    selamünaleyküm kardeş senin spaces ten faydalandık ama şu youtube vide veya media ekleyemedim neyse sağol sana kolay gelsin ALLAHÜ TEALA RAZI OLSUN
  • 1/18/2008 4:54:45 PM
    ellerinize sağlık hocam valla billa spr olmusss
  • 11/8/2007 11:42:12 PM
    ellerınuze saglık hocam gercekten guzel olmus spacesinis... solenıldıgı kadar varmıs....
More...